Aşk Kaçakları

Aşk yakalar seni adlı kitapta okuduğum çok güzel bir konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Bir arkadaşım da o konudan bahsediyordu bana yeni bir dünya yeni bir hayat için kafanı değiştir diyordu, neyse uzatmayım ben paylaşayım sizlere de belki yardımı dokunur bu yazının.

te_vagy

AŞK KAÇAKLARI

AÅŸk , ayaklarınızın ucuna kadar geliyor; ama, kaçırıyorsunuz. Çünkü görmüyorsunuz. KorktuÄŸunuz için görmüyorsunuz. Çünkü”acıların tiryakisi olmuÅŸsunuz.” İçinizdeki acılarla yaÅŸamak kolayınıza geliyor.

 Herkes kendince bir ÅŸeyler yaşıyor. YaÅŸarken acılarla da karşılaşıyorsunuz kuÅŸkusuz. Hatta bazen “Ben öyle çok acı yaÅŸadım ki…” bile diyorsunuz. Yaralar açılıyor içinizde. Her yara kendi acısını besliyor. Siz unutmayasınız diye , yaralar acılarınızı büyütüyor. Kapatamıyorsunuz yaralarınızı. Kapatmaktan korkuyorsunuz. Çünkü yaranızı kapatmazsanız , kurcalamazsanız, deÅŸmezseniz, acılarınızla yüzleÅŸmezseniz, bir daha yara almamayı , acı duymamayı umuyorsunuz.

 ACIYI KANIKSAMAK

Acıyla yaÅŸarken, hatalarınızın daha hafif gelecegini sanıyorsunuz. Öyle bir an geliyor ki, hatalar ve onların actığı yara hayatınızın bir parçası haline geliyor. ” Ben zaten her acının tiryakisi olmuÅŸum” diyerek ruhunuza aykırı gelen bir hayat felsefesi oluÅŸturuyorsunuz. Bir de bakıyorsunuz ki, artık hiç bir ÅŸey acıtmıyor içinizi. Çünkü acı siz oluyorsunuz. Acı sizi acımasız yapıyor. Kendinize olduÄŸu kadar baÅŸkalarına da acımasız oluyorsunuz.

Aşk bencildir,istenmediği yerde durmaz. Ben istemiyorsam çekip gider. Güvenmemeliyim. Herkes yalancıdır. Zaten aşk da yalandır.

Kovduğunuzu sanıyorsunuz aşkı.Oysa asıl kovduğunuz kendi ruhunuz. Başkalarının sizi sevdiğini unutun ve şöyle düşünün.Acaba siz kendinizi seviyormusunuz? Sevgiyi önce kendi içiniz de büyütmelisiniz, sabırla, inatla. Ancak sevgi aşar, içinizin acıyan yaralarını. Çünkü sevgi içinizin ta kendisidir.

KENDİNİZİ YARGILAYIN

Siz acı veren her şeye dayanma gücünü, yüzleşme cesaretini ve her şeyden önce yaşamın ta kendisini veren yine sevgidir , aşktır. Kendinizi dipsiz kuyulara terk etmeyin. Kendinizi yargılamaktan kaçmayın. Kaçmak hiç bir şeye çözüm değil. Her kaçışınız, yeni yeni acılar biriktirerek dönüyor ruhunuza. Acılarınız vücudunuzla sınırlı kalsaydı her şey daha kolay olurdu. Oysa içinize işliyor.

Küsmeyin içinizdeki sevgiye. Küstürmeyin. Küskünlükler değil mi asıl bizi yaralayan? Yüzlerinize yalan kokan gülücükler saklamayın. Sevgi yanı başınıza dek gelmişse ve aldırmamışsanız, işte o zaman yalnızsınız.

Ne kötüdür yalnız kalmak. Eksikliğin ürkütücü yüzleşmesinden kaçmak için daha değişik tatlar arar bedeniniz. Bir gece vakti, çıkmaz bir sokakta ,devrilmiş çöp bidonlarının arasında bulursunuz kendinizi günün birinde. Ne zamanın ,ne yerin önemi kalır. Kaybettiğiniz gülleri çöplerin arasında görürsünüz.

MASKESİZ OLUN

Küçük kaçışlar yaşadığınızı ve böylece kurtulduğunuzu zannederken her seferinde kucağına atılıyorsunuz acıların. Çünkü böylesi daha kolay diye düşünüyorsunuz.

Bırakın kandırmaların durgun yalancılığında yüzmeyi. Bir kez; ama, en önemlisi son kez yüzleşmenin sarsıcı acısından kaçmayın. Tüm benliğiniz , bedeniniz ve ruhunuzla. Yalnızlığınızı, çıplaklığınızı ve hala kalmışsa içinizde henüz küstürmediğiniz sevgi pırıltılarını ve tüm gercekliğinizle kendinizi paylaşın. Sevginin koşulsuz, önyargısız, maskesiz, yalansız çıplaklığı sarsın ruhunuzu.

YAZAR:MEHMET COŞKUNDENİZ

KİTAP ADI:AŞK YAKALAR SENİ

Sizlere bu konuyu özetledim benim hoÅŸuma gitti inÅŸaallah sizlerinde hoÅŸuna gider…




Bir Yorum to “AÅŸk Kaçakları”

  1. reyhan karaarslan 
    10 Ocak 2010

    ben bu yazıyı cok begendım yazanın elıne saglık sankı bu yazı benım durumumu anlatmıs mukemmel


Yorum Aparatı

:) Tüm gülücükleri göster »