Belki bu yazımı saçma bulanlarınız olacak ama içimden gelen herşeyi yazmak istiyorum. Kendimden, pişmanlıklarımdan bahsedeceğim. Hayatım boyunca bazı hatalar yaptım, bazıları da telafisi olmayan hatalardı. Bedelini ağır ödediğim, belki de ilerde bedelini ödeyeceğim hatalar… Bazen oldu çok mutlu oldum, yeri geldi kahkahalarla güldüm. Ama ben herşeyi sevdim, gözümle gördüğüm herşeyi… Gündüzü, geceyi, sıcağı, soğuğu, insanları, dostları, aşıkları, kuşları, çiçekleri, acıyı, kainatta varolan herşeyi sevdim… Kötüyü de sevdim, iyiyi de.

Belki de bu iyi niyetimden dolayı hatalar yaptım. Yine de kızmadım. Sevmiyorum demedim hiçbirşeyi. Sevmiyorum desemde seviyormuşum aslında… Çünkü o insana bile o kelimeyi söylediğim için üzüldüm. Etrafıma bakıyorum da, çoğu insan içindeki sevgi duygusunu kaybetmiş. Yerini nefret almış, hayatı ve hayattaki herşeyi sevmez olmuş… O kadar çok insan beni üzdü ki, artık onlara kızmıyorum bile. Belki önceden kızmışımdır, sevmiyorum demişimdir. Ama sevmediğimin yalan olduğunun farkına vardım. Çünkü ben insanlardan nefret etmemişim, o duyguya yer vermemişim. Sevgisi kalmamış insanları gözlemliyorum da mutluluğu bulamıyorlar. Aslında mutluluğu kendi elleriyle geri çeviriyorlar… Ben gerçekten buna çok üzülüyorum.
Gerçek dostlara, bu yazımı okuyanlara sesleniyorum… Ben belki birgün burada olamasam bile, (hepimiz faniyiz gideceğiz birgün) sizlere dostça bir nasihatım olsun… Sevin. Kuşları, ağaçları, hayatı, acıyı, aşkı, bu hayattaki herşeyi sevin. İnsanları sevin, düşmanları bile sevin. SEVGİYE KUCAK AÇIN….
(Ben sevdim, çok güzel şeyler kazandım. Çok güzel dostluklar da kazandım. Mim gibi, Mimy gibi,sizler gibi…)
Son Yorumlar