Takıntılarım
Pek sevgili blog yazarları ve değerli okuyucularım.
Bazen tbmm kanalını izliyorum. Millet vekillerimiz kürsüye çıkıp, söze şöyle başlıyor: Değerli başkan, sayın millet vekilleri. Devamında hakaretler, bağırış çağırışlar, yumruklaşamaya kadar gidenlermi dersin, başkanlık divanına yürüyenlermi dersin.. Neyse, konumuz bu değil, hem eşek kadar adamlar (!) Bizden iyi mi bilecekler canım
kbrmbl‘da mim göndermiÅŸti, 7 ÅŸey’e takılmadan takıntılarım/alışkanlıklarımdan bahsedeceÄŸim. ÖzlemiÅŸim de blog yazmayı. Sonra da blogumun tasarımını deÄŸiÅŸtireyim diyorum.
Çatal bıçak kaşık
Annemin çeyizlik çatal, kaşığı üzerine tanımam. Tabi 25 yıl olmuş, yerini yenileri almış. Eskilerden tek tük kalmış, işte o eskilerin hepsi benimdir, benimmmm. Sofrada görmeliyim o (model) çatal kaşığı, aksi halde yemeği yarılayana kadar huzursuz oluyorum nedense. Öte yandan büyük çatal yerine sürekli küçük çatal tercih ederim.
Biber
Kara, kırmızı, yeÅŸil. 3′ü bir arada olmalı
Biber olmadan yemekleri iÅŸtahla yiyemem. Yemekten lezzet alamıyorum acı olmayınca. YeÅŸil biberleri önce ikiye böler tadına bakar, acı deÄŸilse yemem, koyarım bir köşeye. Millet ahlaksızlaÅŸtı iyice, son 6-7 yıldır biber alırken tadına bakıyorum. Çok olmuÅŸtur satıcının “abi acıdır” deyip, tadına baktığımda acı deÄŸil diye uzattığım. Bazen de alırken bakıyorsun acı, eve geliyorsun tatlı
Karıştırmışlar falan. Kulaklar zonklamalı, gözlerden yaş gelmeli, dilin uyuşmalı. Seviyorum arkadaş.
Çay
Yemeklerden yola çıktık devam ediyor
Yemekten sonra 2 büyük boy çay içmeden yapamıyorum. İçmediğim zaman yerimde duramıyorum. Türk çayı içemiyorum.
Yapış yapış
Terlemeye dayanamam. İğreniyorum adeta. Parmaklarım terler bazen, mause aracılığıyla da olur hani. Minicik bir sıvı beni rahatsız eder. Yiyeceğim herhangi bir meyveyi yıkadıktan sonra elimi silmeliyim. Gerisini var sen hesap et. Parmaklarımdaki en ufacık bir su damlacığına dayanamıyorum, yıka durula. Sinir bozucu
Yatarken blog yazmak
Başımı yastığa koyduğum an fikirler uçuşuyor, sayfalarca yazıyorum bloguma. Kalkınca da yazmayı beceremiyorum. Keşke o an düşündüklerimi zihnimden alıp hızlıca elektronik dökümana aktarabilecek bir alet olsa.
Neyse ÅŸimdilik bu kadar

Bir Yorum to “Takıntılarım”
Yorum Aparatı







kbrmbl24 Mayıs 2010
catallara hiç dikkat etmemişim, gözden kaçmış